Yeni Yıl... Yeni Yıl... Yeni Yıl....

#

Cum, 30 May 2008 17:46:43

HNY



2008 Güzel Bir Yıl Olsun...

982 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Neclaaaa... Bir özge candır...

#

Pzt, 31 Ara 2007 01:05:54

Bambi
 
Neclaaaa... Bir özge candır...
İlk tanıdığım yıllarda alışılmadık çorapları, kırmızı, turuncu, çingene pembesi, en çok da bordo renkli giyimi kuşamı, neşesi, eğlencesi, muzurluğu ile hayranlık uyandırmıştı bende...
Birgün bana bir sakız verdi. Bordo idi ambalajı, vişneli idi muhtemelen ki üzerinde "wild cherry" yazıyordu. Demiştim ki bu sensin Necla... O gün bugündür benim Wild Cherry'mdir kendisi.
İnanılmaz bir enerjisi vardır. İnsanları olmadıkları kadar güzel ve özel görebilir. Onlara bunu hissettirir. Hele sizi seviyorsa tamamıyla yüceltir. Allahım nasıl şımartır, nasıl şımartır. Moraliniz düzelir, iyi hissedersiniz. Bazen de bunun altında ezilir kendisine layık olmaya çalışırsınız. :)
Bilgilidir, bilgisini paylaşır, hiyerarşik kullanmaz. Bilmediğini açık yüreklikle paylaşır. Kendi ile süper dalga geçer. Yaa çok eğlenceli biridir.
Ha çok hassastır bu arada. Bir şey dersiniz o öyle farklı bir prosesten geçirir ki size küser, kızar sonra konuşursunuz, karşılıklı ağlarsınız. Yaa çok tutkulu biridir. Passionate :) (Residence gibi, o anlar...)
Çok çalışkandır. YKT'de çok emeği vardır. Ilkelidir.
Herşeyden öte can dostumdur. Acı tatlı çok anımız olmuştur. Olmaya da devam edecektir...

1098 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Down the Rabbit Hole...

#

Pzt, 31 Ara 2007 01:02:42


What the bleep do we know? Down the Rabbit Hole...


Quantum fiziği ile hayata, var olmaya, algıya, algının ötesine, gerçekliğin ne olduğuna bakan ve bunu zaman zaman pek neşeli bir biçimde dile getiren yarı kurgu yarı belgesel bir film. Çok sevdim.  


İlgilenenlere:
http://www.nebiliyoruzki.com/
http://www.whatthebleep.com

Not: Filmi 2006 Nisan'ında izlemiştim. Arkasından Secret ile deger yitirdi insanların gözünde.  Secret'i izlemedim ama bu filmde umut tacirliğinden eser yoktu.

1265 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Babam...

#

Paz, 30 Ara 2007 21:04:21

Babam

Babam... 

Bu fotoda biraz asık suratlı çıkmış ama aslında kendisi büyük bir dikkatle köydeki evimizin bahçesinde kurtlu kiraz yiyor:)

Yakasına da uğur böceği konmuş.

Bu yazıyı da nar çiçeği renginde yazıyorum ki-kendisinin en sevdiği renktir. :)

Canım babacığım, uzun yıllar üzerinden uğur böcekleri eksik olmasın. Iyi ki benim babamsın. Seni çok seviyorum.

967 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Teyzem...

#

Paz, 30 Ara 2007 20:58:36

Teyzem

Teyzem... Inci.. Evlenmeden önceki adı Inci Elmas, mücevher gibi bir kadın yani.

Küçüklüğümde teyzeme hayrandım, onun apartman topuklu ayakkabılarına, beline kadar uzun saçlarına, sonsuz kahkahalarına tapardım.

Teyzem... Tam bir sigara tiryakisi ama hamileliğinde hiç içmemeyi başardı.

Bu fotoğraf çok güzel. Bu yazı onun gözlerinin renginde.

3465 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Bekir Luka Skywalker

#

Paz, 30 Ara 2007 20:53:05

Luka
 

Bu bir dana modeli tekir kedidir.

Adı: Bekir Luka Skywalker

Dişi olmasına rağmen "bekir the tekir" diye isim takılmış kendisine Nec tarafından.

Sonra Bekir diye kız ismi olur mu olmaz mı derken Luka'yı bulduk Sinem ile.

Soyadını da Oğuz buldu.

Kendisi çeşitli pozlara girebilen entel bir kedidir. Kitaplıklarda uyumayı sever. Poposunu benim fotoma dayayıp patisini Edip Cansever kitabının kenarından sarkıtması edebiyata olan düşkünlüğünü ve bana olan duygularını epeyce yansıtıyor sanırım.

Koca kafası altında ezilen de bir palyaço, bacakları gözüküyor sadece garibanın.

1152 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Death will not touch you, ... , unless you tr..

#

Paz, 30 Ara 2007 20:49:28

Death
 

"Death will not touch you, ... , unless you truly desire it." p.6 - Sandman-Neil Gaiman

Bu benim de bir zamanlar inandigim ama son zamanlarda tamamen aklimdan cikmis bir dusunce. Bunu hatırladigima cok sevindim, hatta acaip rahatladim. Eger birseyi tutkulu bir sekilde istersem ondan korkmama gerek kalmaz, onu severek ve isteyerek kucaklarim. Zaten benim istedigim de buydu, olumle barismak ve onu kabullenmek. Tabi ne zaman isteyecegimi ben belirleyecegim. Yani istek ve zamanlama tamamen kontrolum altinda, dolayisiyla belirsizlik de ortadan kalkmis olacak cunku eger isteyeceksem ne oldugunu da bildigim icin istiyor olacagim. Demek ki bu 'o an'in bilgeligi olacak.

Ben insanin yasama icgudusunun yanisira olme icgudusu de oldugunu dusunuyorum. Bir sekilde icgudusel olarak hayatta kalmaya calisiyoruz ama bir yandan da kendimizi oldurmeye de calisiyoruz. Iste bilerek ya da bilmeyerek self-destructive bir yanimiz var. Sigara icmekten tut deliler gibi calismaya, sagliksiz beslenmekten tut kaldirmayacagindan fazlasini yuklenmeye (maddi ya da manevi) hep bir sekilde bir takim fonksiyonlarimizi bozmaya calisiyoruz ki olebilelim.

Bilincaltinda bir yerlerde bunu istiyoruz galiba da neden? Acaba gercekten senin dedigin gibi cok mu gusel olacak?

Neyse ikimiz de su siralar bunu pek tutku ile istemiyoruz diye umuyorum...:)

1140 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Amat

#

Paz, 30 Ara 2007 21:11:53

Amat

İhsan Oktay Anar'ın ilk Puslu Kıtalar Atlası'nı okumuştum ve çok sevmiştim. Ardından gelen Kitab-ül Hiyel ve Efrasiyab'ın Hikayeleri listede beklemedeydi.
Halen de öyleler.


Yazarları kronolojik olarak takip etmeyi her zaman sevmiyorum. Bu sefer de atlamada bulundum.

Kitap ile ilgili şimdilik fazla yorumda bulunmayacağım. Biraz daha ilerleyene kadar bekleyeceğim.

Ama genel olarak İhsan Oktay Anar çokça Osmanlıca kelime kullanır. Kelime kullanmakla kalmaz mesleki terimleri de ekler. Bu durum ilk etapta okumayı zorlaştırsa da zamanla alışılıyor. Öykünün güzelliğinin yanına bir de yeni birşeyler öğrenmenin keyfi ekleniyor. Araştırmaya teşvik etmesi de ayrı bir güzellik tabii ki.

1156 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Uzerine.com  ©2005 Uzerine.com
Ana Sayfa | Bize Ulaşın | Gizlilik Sözleşmesi | Kullanım Şartları | Üye Girişi