Seçimler

#

Cum, 04 Nis 2014 19:13:26

Yerel seçimler öncesi hırsızlıkla ithamlar, paralel devlet gerekçesiyle eleştiriler iktidar partisinin gündemini oluşturdu.
CHP, söylenilenlerin ne manaya geldiğini ifade ederek siyasi değerlendirme yaptı. CHP?nin gerek Ankara, gerekse İstanbul adayları, sağ ve İslami kesime olan açılımlarıyla yüksek oranda oy topladılar. Sonuçların şaibeli olduğundan hareketle ?oylar yeniden sayılsın? görüşü gündeme geldi.
MHP, klasik tavrını devam ettirerek mahalli seçimlere girdi.
BTP?nin ise bir proje partisi olduğundan, projelerini öne çıkararak ülkeye yapılması gereken hizmetlerden bahsettik. Mahalli hizmetlerin nasıl yapılacağını ortaya koyan, birlik ve beraberliğimizi de öne çıkartan projelere yer verdik. Bu seçimde en çok dikkati çeken BTP olmuştur. Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yapılan çalışmalarımız ciddi karşılıklar bulmuştur.
Ağrı, Kars, Tunceli, Bingöl, Bitlis, Hakkâri, Iğdır, Malatya, Muş, Ardahan, Adıyaman, Diyarbakır, Kilis, Mardin, Şırnak, Batman illerimizde oy oranlarımız yüzde 300?ler, yüzde 400?ler oranında artmıştır.
Bölge insanımıza teşekkür ederiz.
Hiç gidemediğimiz halde, görüşlerimizin anlaşıldığı ve de kabul gördüğü bu bölgelere bundan sonra daha fazla ağırlık vermemiz gerekecektir.
Türkiye genelindeyse birçok ilimizde yüzde 17, yüzde 20, yüzde 30, yüzde 47?ler oranında oy aldık.
Bendeniz Rus Profesör Lebedev?in dediği gibi ?Milli Ekonomi Modeli?yle (MEM) 21. yüzyılda büyük bir devrim? başlattım.
BRICS ülkelerinin yanı sıra 120?nin üzerinde ülke bu modelden alıntı yaptı,  tezin tamamını hayata geçirme konusunda önemli araştırmalara girdiler.
MEM?in tüm kurallarını uygulamaya başlayan Rusya, fukaralıktan kurtulmuş,  ekonomide ciddi bir yükselme içine girmiştir.
Ekonomideki başarı, Putin?i ABD?liler arasında dünyanın lideri seçtirmiştir.
BRICS ülkeleri (Rusya, Brezilya, Çin, Hindistan ve Güney Afrika) bu sistemi uygulamak için bizden destek beklerken, elbette ki ülkemiz insanının da bu kıymetten istifade etmesi bizim görevimizdir.
MEM, aydın ve siyasi otoriteler tarafından tam anlaşıldığı halde avamın bu sistemi anladığını ifade edemeyiz.
İlim adamlarınca ekonomide tıkanan dünya, bu modelle insanlığa hizmet edecek, aksi takdirde sürünmek onun kaderi olacaktır.
İstesek de istemesek de dünyanın kaçtığı komünizm ve kapitalizmin etkileri altında ezilen Türkiye ve benzeri ülkelerin kaçacağı ve sığınacağı liman, MEM?dir. Onun için biz sonuçlara bakarak kazandık veya kaybettik demiyoruz; kazanıldı ve kaybedildi yorumunu yapıyoruz.
Bu tezin sahibi olarak bendeniz elbette ki, Türk milletine faydamın dokunmasını isterim. Ama bu takdir onundur.
Yapılan yorumlardan Türk milletinin bir anda bu modelle buluşacağı, çözümle birlikte ülkenin âli menfaatleri elde edeceği neticesine ulaşılmaktadır.
Bizim görevimiz gerçeği sonuna kadar vatandaşlarımıza anlatmaktır.
Biz de bunu yapıyoruz?
Siyaset, hizmetin yapıldığı yerdir. O mevkilerde olmak için, harcama yapmak değil, projeleri ortaya koyarak, yapılacakların altını çizmek gerekir.
Hizmet gerekçesiyle kamu menfaatlerini eline geçirip çıkar sahibi olmak; daha sonra milleti zarara uğratmak ne ahlakidir, ne de dinidir.
Ama milletin de buna meydan vermemesi gerekir.
Siyasinin görevi hizmet etmektir, edeceğini gerekçeleriyle ortaya koymaktır.
Biz esasen 2015 seçimlerine hazırlığımızı yapıyoruz. O güne hep beraber hazırlanalım.
Prof. Dr. Haydar Baş

1323 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Türkiye fotoğrafı

#

Paz, 24 Kas 2013 10:37:13

Prof. Dr. Haydar Baş

Son günlerde gelişen olaylarla Türkiye fotoğrafı şöyleydi:
*Diyarbakır?da ?Kuzey Irak Kürdistan bölgesindeki değerli kardeşlerimizi muhabbetle selamlıyorum? diyen Başbakan Erdoğan, AKP grup toplantısında Kürdistan sözüne Lazistan?ı da ekledi.
*Türkiye-Suriye sınırında yaşanan kaçakçılık olaylarını engellemek için sınıra örülen duvar, sınırımızın 500 metre içinden geçince Türk toprakları Suriye tarafında kaldı.
Bu kesim, kendi bayrağını dikerek özerklik ilan eden, PKK?nın Suriye uzantısı PYD güçlerinin kontrolünde.
*Erdoğan, Diyarbakır?dan ?Gelecek çok daha farklı olacak, dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz hiç endişeniz olmasın? diyerek seslendi.
*Şırnak?ta 12 terör örgütü mensubu bir şantiyeyi basarak, yol yapımında kullanılan 9 araç ve iş makinesini uçuruma yuvarladı.
*Genelkurmay Başkanlığı?nın resmi internet sitesinde, sınır güvenliği ile ilgili pek çok olay bulunmakta.
Son açıklamalardan birinde Şanlıurfa Suruç?ta, Suriye?den Türkiye?ye geçmeye çalışan 30 kişilik kaçakçı gruba müdahale edildi. Açıklamada, angajman kuralları çerçevesinde ateşe ateşle karşılık verildiği belirtildi.
* Suriye yönetimi Türkiye?yi BM?ye şikâyet etti:
?Suriye içinde muhalifler tarafından gerçekleştirilen kimyasal saldırılarda kullanılan malzemenin Türkiye?den temin edildiği ve Türkiye?nin bu kimyasal malzemenin Suriye?ye geçirilmesine göz yumduğu? iddia edildi.
Yani bu iddia çerçevesinde Ankara ?teröre destek vermekle? suçlandı.
İç işleri dış güçlerin etkisinde, kırmızı çizgileri çoktan silinmiş, sınır güvenliği kalmamış bir Türkiye?
Asayişin temini için, terörle pazarlık yapmaya kalkışan, hak adı altında var olan hakları da yok edecek olan yanlış bir politika?
Bunların yanında uluslararası arenada, teröre destek verdiği iddia edilen bir devlet?
Allah sonumuzu hayır eylesin?Prof. Dr. Haydar Baş

800 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Putin Erdoğan?ı hizaya getirdi

#

Paz, 24 Kas 2013 10:36:21

Putin Erdoğan?ı hizaya getirdiRusya Devlet Başkanı Vladimir Putin?le St. Petersburg?da görüşen Başbakan Erdoğan, ?Cenevre-2 toplantısını destekliyoruz. Suriye halkının önünü açalım, bırakalım kendi iradeleriyle kendi yöneticilerini seçsinler? dedi

HABER MERKEZİ
Rusya-Türkiye 4. Üst Düzey İşbirliği Konsey Toplantısı için St. Petersburg?da bulunan Başbakan Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Konstantinovski Sarayı?nda bir araya geldi. Görüşmeye Türk tarafından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Rus tarafından da Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov da katıldı. İkili görüşmelerin ardından heyetler arası geniş katılımlı toplantı yapıldı. ÜDİK zirvesinde Türkiye adına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik yer aldı.
Erdoğan çark etti
4. Üst Düzey İşbirliği Konsey Toplantısı sonrasında basın toplantısı düzenlendi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad?ın ?seçim yapalım, Suriye halkı ne derse o olsun? tekliflerini geçmişte defalarca reddeden Türkiye, Başbakan Erdoğan?ın Rusya Devlet Başkanı Putin?le görüşmesinden sonra çark etti. Erdoğan ilk kez ?Suriye halkının önünü açalım bırakalım kendi iradeleriyle kendi yöneticilerini seçsinler? dedi. Mısır, Libya ve Suriye?deki gelişmeleri değerlendirdiklerini söyleyen Erdoğan, bu bölgelerde demokratik geçişlerin nasıl olacağını konuştuklarına vurgu yaptı. Başbakan Erdoğan, ?Kalıcı barışın tesis edilmesi için siyasiler olarak üzerimize düşeni yapmak temennimizdir? dedi. Suriye konusunda açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan, kimyasal silahlar ve konvansiyonel silahlarla Suriye?de binlerce insan öldüğünü söyledikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: ?Suriye?deki ölümlerin birinci sorumlusu rejimdir. Aşırı gruplar da bu konuda sorumludur. Suriye hükümeti yaptıklarıyla Lahey Adalet Divanı?nda yargılanmalıdır. Ne olduysa şu ana kadar 150 bin ölen insana ve yanan yıkılan Suriye?ye olmuştur. Başından itibaren Cenevre-2?yi destekledik. Ama ilk toplantıdan netice alınamadı. Yine destekliyoruz ve netice almak istiyoruz. Kaybedecek vakit yok. Suriye halkının önünü açalım bırakalım kendi iradeleriyle kendi yöneticilerini seçsinler.? Putin: Suriye?yi ayrıntılı konuştuk
Basın toplantısında açıklamalar yapan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2007 yılından beri görüşmediği Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad?la bir kaç gün önce görüştüğünü söyledi. Esad?ın da Suriye?de insanlık dramından üzüntü duyduğunu söyleyen Putin, ?Ama Suriye?de asıl sorun bu krizin sorumlusunun kim olduğu?dur? dedi. Suriye?de kontrol altına alanamayan aşırı grupların ne olacağını soran Putin, Suriye konusunu Başbakan Erdoğan?la çok ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını söyledi. ?Sayın Başbakan?ın Suriye konusundaki endişelerini paylaşıyorum? diyen Putin şöyle konuştu: ?Suriye konusunda hedeflerimiz aynı barışın sağlanması. Uygun olacak çözümleri bulmak için Türkiye?yle çalışmalara devam edeceğiz. Cenevre-2 konusunda çalışmaları Rusya olarak tamamladık. Ama ortaklarımızdan muhalifleri bu konuda ikna etmelerini bekliyoruz. Suriye muhalefetinin Moskova?da bir araya gelerek, bir toplantı yapmasını Başbakan Erdoğan?la ve İran ve Suudi Arabistan liderleriyle görüştük. Temennimiz bu konferansın en kısa zamanda düzenlenmesidir.?
Erdoğan: Bizi AB?den kurtarın Rusya Devlet Başkanı Putin?in ?Ukrayna?nın Avrupa Birliği ile yaşadığı sorunlar hususunda Türkiye?nin AB tecrübesinden istifade edebiliriz? şeklindeki açıklaması üzerine konuşan Başbakan Erdoğan, Abrupa Birliği?nin Türkiye?yi 50 yıldır oyaladığına vurgu yaptıktan sonra Putin?e ?Türkiye?yi Şangay İşbirliği Örgütü?ne alın. Bizi de AB?den kurtarın? teklifinde bulundu ve bu konuda ciddi olduğunu dile getirdi.
Yeni Mesaj

812 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Pes doğrusu

#

Paz, 24 Kas 2013 10:34:24

Prof. Dr. Ata Selçuk

Milletçe, nasıl oldu da Diyarbakır rezalet tiyatrosunu seyrettik. Bana göre Türk milleti kadar sabır sahibi bir topluluğa rastlamak mümkün değildir. Bu nedenle her türlü şımarıklığı sineye çekiyor. Bir şey olmamış gibi davranıyoruz. Pes doğrusu.
Ülkeyi bölenlere, Kürdistan kurma gayretine düşenlere, Diyarbakır merkez olmak üzere ülkenin tüm güneydoğusunu altın tepsi ile Barzani?ye sunanlara benden bir söz: Türk milletini tanımadınız ve sonunda tanıyacaksınız ama çok geç olacaktır. Atatürk bu milleti çok iyi tanımış ve ona ülkeyi emanet
etmiştir. Türk?ü ile Çerkez?i ile Kürt?ü, Boşnak?ı, Roman?ı, Laz?ı, Türkmen?i, Yörük?ü,  Arap?ı beraberce bu ülkeyi emanet almıştır. Korumakla mükelleftir. Daha doğrusu Müslüman?ım diyen, bu ülkede yaşayan her fert buna mecburdur.  Hele bu ülkeyi idare eden siyasilerin bu koruma işinde en sorumlu kişiler olduğunu söylemeye gerek var mı?.. Halk bunları, kendileri adına ülkenin menfaatlerini gözetmek, can, mal ve namuslarını DÜŞMANLARDAN veya dost görünen yabancılardan korumak maksadı ile seçmiş ve onlardan namusları ve şerefleri üzerine yeminli söz almıştır. Bu nedenle de güven içinde şüphe duymadan sabrederek beklemektedir.
Satılmış medya, tüm hakikatleri halkın gözünden, kulağından gizlemektedir. Aslında her türlü risk altında dahi doğruları anlatan kişilere karşı halkımızın gaflet içinde bulunmasından, ülkenin kaderi, parçalanma ve yabancı destekli iç kargaşa olacaktır. Şu anda Ülkenin geleceği defalarca yalan söyleyenlerin elindedir. Ettikleri mukaddes yeminleri asla tutmayanların, bir tane yalanları olsa dahi, üzerine yemin ettikleri değerlerden hiç bir şekilde nasipleri olamaz.
Şimdi hayali bir ülke düşünelim. Demokrasi tamamen rafa kaldırılmış, ülke tamamen dışa bağlı bir kişinin iradesine terk edilmiş. İdealleri olan başka küçük bir ülke ve onun hamisi, görünüşte büyük, ama aslında fos bir ülke, hayal ülkesini parmağında oynatıyorsa, hayal ettiğimiz ülkenin meclise benzer bir toplantı salonu ve bu salonda lüks koltuklarda, olmayan demokrasiye göre seçtirilmiş  korkulukları, sessiz ve sakin oturuyorsa, sadece el kaldırıp demokrasiyi rafa kaldıran baştakinin emirlerine tabi oluyorlarsa, o ülkenin halkının durumu nasıl olurdu, hiç bunu düşündünüz mü?..
Allah(c.c)?a şükürler olsun ki, Bizim Atatürk?ümüz vardı. Vatanı, demokrasiyi, cumhuriyeti anayasa ile garantiye almıştı. Anayasanın korunması Türk ordusunun göreviydi. Ordu gitti anayasa bitti diye düşünmeyin. Anayasanın bitirilmesi öncelikle ilk üç maddesinin ortadan kaldırılmasıdır. Bunu asla yapamayacaklardır. Kesinlikle bu maddelere dokunmak Anayasa suçudur ve affı olamaz. Bunları tartışmak bile terör demektir. Bunları tartışmaya açanlar, ülkelerini  bile, bile teröre teslim etmişler ve bu suçlarını başarı olarak ilan etmişlerdir.
Anayasayı tartışmalarına ses çıkarmayan halkımızdan cesaret alarak Kürdistan?ı ilan edenler, karakter ve misyonlarını açığa vurmuşlardır. Ve halkın refleksini ölçmek istemişlerdir. Aslında halkın tepkisizliğinin sebebi: İnanamadıkları bir olayla karşılaşarak, şoka girmeleridir.
Salı günü AKP gurup toplantısında, toplantı sonucu hakikat ortaya çıkmış ve milletimiz kesinlikle bölünme tehlikesi ile karşı karşıya gelmiştir. Ey Türk gençliği, Atatürk?ün size hitabetinin önemini ve bir devlet adamının 90 yıl ileriyi nasıl gördüğünü şimdi anladınız mı? O zamandan bu zamana o tarihte 18 yaşındakilerden kalan olmamıştır. Ama bu hitabe her çağın gençlerine yapılmıştır. Ve gençlerimizin beyinlerine yerleşmiştir.
Şimdi milletçe düşünmemiz gerekmektedir. İktidar görev olarak ülkeyi parçalamayı hedeflemiştir. Muhalefet nerdedir? Tek karşı duran topluluk BTP?dir. Bu hakikatleri Prof. Dr. Haydar Baş, Irak Kuveyt?e girdiğinde görmüş, hedefin tüm İslam ülkeleri ve  esasında Türkiye olduğunu ifade ederek tüm halkımızın dikkatini çekmiştir. O zamandan bu zamana aldatılan halkımız, hala uyanmayacak olursa, parçalanma tehlikesi oluşacaktır. Hiç şüpheniz olmasın ki bu parçalanmada en çok karşı duracak olan Kürt kardeşlerimiz olacaktır. Elbette bizler de onlarla beraberiz hiç korkmasınlar. Bu vatan bizimdir, bizim kalacaktır.Prof. Dr. Ata Selçuk-Yeni Mesaj

662 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Namlu bize mi dönüyor?

#

Paz, 24 Kas 2013 10:32:05

Prof. Dr. Haydar Baş

El Kaide terör örgütü ile 2001 senesinde ABD?deki ikiz kulelere yapılan bombalı saldırı ile tanışmıştık.
11 Eylül?ün faili gösterilen örgüte destek ve yataklık, bu tarihten sonra ABD işgallerinin bahanesi olmuştur. Afganistan?daki Taliban, aynı gerekçe ile ortadan kaldırıldı.
Irak eski lideri Saddam?ın El Kaide?yle olan bağlantıları onun bir bayram sabahında asılmasına neden oldu.
Yani El Kaide, Birleşik Devletler?in yegâne düşmanı ve onun yanında olan ülkeler ve liderler de sadece ona sahip çıktıkları için bedel ödüyorlar gibi bir hava estiriliyor.
Ne hazin tecelli ki, El Kaide bugün Türkiye ile beraber anılmakta.
Yabancı basında hemen her gün, El Kaide terör örgütüne yardım eden, insan taşıyan Türkiye haberleri çıkmaktadır. İngiliz The Guardian gazetesi, El Kaide?nin Türkiye?den Suriye savaşına taşıdığı Türk gençleri yazdı.
Bundan birkaç gün önce ise Hatay Havalimanı?na ve İncirlik Üssü?ne gelerek Suriye?ye geçiş yapan El Kaide mensuplarının görüntüleri, CNN International?da yayınlandı.
Amerika?nın CNN kanalı, resmiyette denmese de yine ABD tarafından kurulduğu bilinen El Kaide terör örgütünün Türkiye ayağını gözler önüne serdi.
İnsan transferi konusundaki haberlere bir de terör örgütünün kullandığı silahların ve mühimmatın Türkiye?den ulaştığıyla ilgili delilleri eklerseniz ortaya şöyle vahim bir tablo çıkmaktadır:
Türkiye, Suriye meselesinde, terörün ve teröristin yanında gösterilmektedir.
Türkiye, El Kaide gibi uluslararası bir terör örgütü ile baş edememekte veya etmeye uğraşmamaktadır. Ve El Kaide, Müslümanın terörist kabul edilmesinin, Afganistan, Irak işgallerinin, Suriye savaşının bir bahanesidir.
El Kaide ile beraber anılmak Türkiye işgalinin provası olabilir mi?
Geçtiğimiz gün PKK?nın Suriye kolu PYD, Suriye?nin kuzeyinde özerklik ilan etti. Saddam sonrası Irak?ın kuzeyinde başlayan Kürdistan hayalinin ikinci adımı Suriye?de gerçekleştirildi.
Üçüncü adımın ise bizden koparılacak Güneydoğu Bölgesi olduğunu kimse gizlemiyor.
El Kaide ile anılan ülkemize, ABD güvenliğini tehdit ettiği gerekçesi ile müdahale yapılırsa, bütünden koparılacak ilk yer Güneydoğumuz olacaktır. Böyle bir halde, topraklarında bütünlüğü temin edemeyen, Müslüman komşusu Suriye?yi yalnız bırakan ve terör örgütünün yanında gösterilen Türkiye?ye sizce bir dost eli uzanır mı?Prof. Dr. Haydar Baş

605 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Türk adı birkaç tabelâyı kaldırmakla silineme..

#

Paz, 24 Kas 2013 10:30:46

Gökkuşağının altından geçince cinsiyet değiştireceğine inananlar kadar naif olmasalar da, ?Ne mutlu Türk?üm diyene? yazan tabelâları yıkarak arkasından zılgıt çekince Türklüğü de o tabelâyla birlikte söküp attığını zannedenler, Türklüğü, vâlilik/bakanlık tabelâlarında ve resmî evrak antetlerinde yer alan ve dört harflik bir kelimeden ibâret sanarak ahmaklığın, gafletin, dâlâletin ve nihâyetinde ihânetin adresini yazıyorlar. Türklüğü, ?bu millet? diyerek bir zamirin içine sığdırabileceklerini zannedenler, Türklüğü, 1. Dünya Savaşı sonrası ve muhtelif zamanlardaki bölgesel savaşlar/çatışmalar sonrası ölümden, yok olmaktan kaçarak bu vatana, Türk milletinin ?mazluma umut? âlicenablığına ve Türk devletinin büyüklüğüne ilticâ eden, adına bin yıldır Türkiye denen ?emân ülkesi?nde hiçbir ayrımcılık görmeden barış içinde yaşayan kardeşlerimizin etnik aidiyetleri veya bu topraklarda yaşayan devlet yüzü ve umuru görmemiş alt kültürlerle bir tutanlar, Türklüğün  ?bu millet? diyerek bir zamirin içine sığdırılamayacağını iyi niyetli iseler cehâletlerini anladıklarında, iyi niyetli değillerse ihânetleri ayaklarına dolandığında anlayacaklar... Türklüğün, Diyarbakır ismini Amed, Aydınlar ismini Tillo, Ağrı ismini Agiri, Erzurum ismini Erzorom olarak değiştirince haritalardan silinebileceğini düşünen akl-ı evvellerin gafletinin sebebi, Türklüğün devlet vücûdunun çekildiği, Prizren?de, Drama?da, Bosna?da, Priştine?de, Ohri?de ve Osmanlı coğrafyasından yetim kalan yüzlerce şehirde, kasabada, köyde, beldede, dağda, taşta, ovada, nasıl yaşadığından, Türk?ün nasıl vâr olmaya devam ettiğinden gâfil olmalarıdır, ihânetlerinin sebebi ise zihinlerinin derinlerindeki âidiyet problemleridir... Türklüğü, soy şecerelerindeki kayıtlardan ibâret sayanlar ve bunun üzerinden alçakça ırkçılık iftirâlarıyla kendi aşağılık komplekslerini kusanlar, kendi etnik âidiyetini alenen ifâde eden ve ?Sana yok, ırkıma yok izmihlâl...? diyen Mehmet Akif?i, kendi etnik âidiyeti alenî Şemseddin Sâmi?inin ?K?amus-u Türkî?sini, kendi etnik âidiyeti isminden mâlûm Tatyos Efendi?nin, ?Mani oluyor hâlimi takrire hicâbım? ve ?Gamzedeyim devâ bulmam? bestelerini, Hoca Ali Rıza?nın İstanbul resimlerini ve hatta Mimar Sinan?nın Süleymâniye?sini, Selimiye?sini anlayacak zihnî melekelerden, haz alacak estetik hislerden mahrum câhiller gürûhudur. *** Mimar Sinan?a, Akif?e, Şemseddin Sâmi?ye, Tatyos Efendi?ye ve daha yüzlercesine gönlünü türbe eden ve bir türbedâr gibi hâtıralarını tâ?zim ile bekleyen aziz Türk milletine binlerce yıldır bilmediği ırkçılığı yakıştıranların, otuz yıldır döktükleri kan üzerinden etnik bir hâkimiyet dönüştürebileceğini zannedenlerin ve bu etnik hâkimiyete çanak tutanların yüzlerce yıl daha anlayamayacakları bir büyük ihâtanın adıdır Türklük... Orta Asya?dan Viyana önlerine kadar düşmanlarının sırtında bir tek kılıç izi, bir tek mermi izi bırakmayan bir yiğitliğin, düşene vurmayan, kutsallara savaş açmayan, mahkeme önünde etnik âidiyetine bakmaksızın yalnızca âdâletle hüküm veren bir medeniyetin, devletin en üst makamlarını soy şecerelerine bakmadan ehline teslim eden bir âlicenablığın adıdır Türklük... Unutulmuş ağıtlara, çâresiz âşıklara, kitabını, yönünü kaybetmiş meczuplara, terk edilmiş çeşmelere, mahzun kabirlere, nisbetsiz kubbelere, kumrusuz, şadırvansız câmilere devâ, gönüllere ve içtimâî sadrımıza şifânın adıdır Türklük... Zenci Musa?nın esmer yüzü, Mustafa Kemal?in mavi gözleri, Âkif?in dindarlığı, Atsız?ın ırkının şeref taşan efsânelerindeki iftiharı, Ziya Gökalp?in Turancılığı, Hilmi Ziya?nın Avrupalılığı, Cemil Meriç?in kanaviçeleri, Yahya Kemal?in Osmanlılığı, Kemal Tahir?in yerli solculuğu, Koca Yusuf?un gücü, Muharrem Ertaş?ın Anadoluluğu arasındaki zenginliktir Türklük... Erivan ile Kerkük?ün, Üsküp ile Kırım?ın, Gagavuz ile Bulgaristan?ın, Kıbrıs ile Yunanistan?ın, İran ile Kafkasya?nın arasında, ?Şol Revan? da balam kaldı? ile ?Aliş?imin kaşları kara?sının, ?Altın Hızma Mülâyim? ile ?Yıldız Dağı?nın, ?Şu Yalta?dan taş yükledim? ile ?Baba bugün dağlar yeşil boyandı?nın, ?Laleler? ile ?Oğlan oğlan kalk gidelim?in, ?Bir fırtına tuttu bizi? ile ?Mağusa Limanı?nın, ?Kırmızı gülün alı var? ile ?Köroğlu?nun arasında hiç susmayan sazın sesidir Türklük... Adem?i Rabbinden, insanlığı ise Âdem?den bilen bir kavî imanın adıdır Türklük... Gölgesinde huzur bulmak isteyene kökü Orta Asya?da, yaprakları Viyana önlerinde bir ulu çınarın adıdır Türklük... Birkaç tabelâyı kaldırmakla silemeyeceğiniz bir derinliğin adıdır Türklük..                   Adnan İslamogulları-Haber fedai

697 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


BTP Facebook-Video linkleri

#

Paz, 24 Kas 2013 10:16:34

GÜNCEL VİDEOLAR
Kılıçdaroğlu, Prof.Dr.BAŞ?ın Projelerini Neden Uygulayamaz?..  

864 defa izlendi | Bu Bloga Yorum Yazın


Uzerine.com  ©2005 Uzerine.com
Ana Sayfa | Bize Ulaşın | Gizlilik Sözleşmesi | Kullanım Şartları | Üye Girişi