OKUYAN KADIN PORTRELERİ

#

Pzt, 18 Şub 2008 21:19:36

 
  1. ?Cosmo?cular:

Bu kadınlara ne kadar okuyorlar diyebiliriz, bilemem. En azından bir şeyler okuyorlar diye sevinmek mi lazım. Sadece bunu okuyorsa onu okumuyor mu sayalım. Ben bu okuyucu tipini eleştirenlere de kızıyorum zaten. Kadının dişilik ile ilgili şeylere ilgi duymasından normal ne olabilir. Kadın dergilerine göz atmak neden kötü olsun? Erkeklerin en kolay alay etme yoludur belki de. Aaa cosmo mu okuyorsun? Ne buluyorsun ki bu dergide? Erkekler ve kadınlar ayrı gezegenlerdenmiş bunu mu okuyorsun?  Bana bunu hayatında hiç kitap okumamış bir erkek söylemişti. Bunun üzerine dilimin ucuna kadar gelen ama kendimi tuttuğum bir cümle vardı ki şimdi söyleyeceğim. Ben bu dergide belki böyle geyikler okuyorum, iyi modacıların fotoğraflarına, yeni çıkan kozmetiklere bakıyorum. Ama aynı zaman da Stanislavski?nin bir aktör hazırlanıyor kitabını ve Oğuz Atay?ın Tutunamayanlar kitabını da okuyorum. Peki sen hayatın boyunca çizgi roman dışında ne okudun? Tabi kibar ve aslında iyi biri olarak sadece güldüm. Evet çok faydalı bilgiler var deyip geçtim. Ona ben bir kadınım ve dişi olan, moda olan, estetik olan şeyler hoşuma gidiyor mu demeliydim acaba?

 
  1. Best seller?cılar namı diğer havuz kitapçıları:

Sanırım en çok okuyan kadın bu grupta var. Bu kadınlar kitapları takip ederler ve okurlar. Okudukları kitaplar genelde Vedat Türkali ya da Noam Chomsky gibi yazarların kitapları olmaz. Ahmet Ümit olabilir mesela ya da Buket Uzuner olabilir. Bu yazarları eleştiriyor ya da yazdıklarını küçümsüyor falan değilim. Bunu asla yapmam. Zaten yapamam. Yazmak büyük bir emek işi, sevgi işi. Ama şöyle bir gerçek var: Yazın deniz ya da havuz kenarında kitap okuyanlara baktığım zaman genelde aynı kitapları görüyorum. Best seller?lar. Bir ben mi farklı bir şeyler okumak istiyorum diye aklımdan geçiyor. Biz kendimiz okumak istediğimiz kitapları seçemez miyiz? Neden birileri bize okuyacağımız kitapları belirlesin? Muhakkak best seller okumak zorundayız?       

 
  1. Aşkçılar:

Lisedeyken bir arkadaşımla konuşuyorduk. Kitap okumayı çok sevdiğini ve her gece bir kitap okuduğunu söylemişti.  Her gece bir kitap düşünsenize ne güzel ? ?Harika neler okuyorsun? dedim. Bana bir sürü beyaz dizi okuduğunu anlatmaya başladı. Ben bir kere dahi okumadım. Ama beyaz dizinin ne olduğunu biliyorum sonuçta. Feci aşkların kitaplarının serisidir beyaz dizi. Başka neler okuyorsun diye sordum. Şaşkın şaşkın yüzüme baktı ve her gece bunları okuyorum başka bir şey okumaya vaktim yok dedi. Hiçbir şey demedim. Küçüktüm ama yinede hiçbir şey söylememeyi becerdim.

 
  1. Şiirciler:

Sadece şiir okuyan, en önemlisi, kendisine şiir okunmasını sevdiği için ve sadece romantik olduğu için okuyan kadınlar. Bu kadınlar aslında biraz aşk kadını, biraz da aşksızlık kadınıdırlar galiba. Bir romantizm bir romantizm sormayın. Daha çok romantik kadınlarda görünen bir durum olduğu gibi, gerçekten de şiiri hak ettiği gibi okuyan, duygularını sürekli arabeskleştirmeyen kadınlar da var tabii ki. Birçok farklı şeyi okuduğu gibi iyi şiiri de okuyan kadınlar var. Ama ben nedense sadece aptal romantizm peşinde oldukları için duygu sömürüsü gibi olan şiirleri okuyan kadınlara sadece içimi bayıyorsunuz diyebiliyorum. Tamam şiir harikadır. Fakat okunacak başka harika şeyler de vardır. 

 
  1. Çiğ entel danteller:

Okumayı çok severek, bunu sürekli bir alışkanlık haline getirirler. Çok ama çok fazla ve çok kaliteli kitaplar okurlar. Sanat, edebiyat, siyaset, bireysel gelişim, bilimsel kitaplar aslında her şeyi okurlar. Ne güzel değil mi? Ama şöyle bir problem vardır: Okurlar ama ben okudum demek için, ben bunu biliyorum demek için, ben çok kültürlüyüm, farklıyım demek için okurlar. Okudukları yaşam biçimlerini etkilemez, sadece konuştuklarını değiştirir. Daha entelektüel konuşurlar ama sadece konuşurlar?

 
  1. Yaşamın bir parçası haline getirenler:

İşte bu başka bir şeydir. Bu kadınlar için kitap okumak boş zamanda yapılacak bir şey, bir hobi yada can sıkıntısı gidermek için bir araç değildir. Okumak onların hayatlarının bir parçasıdır. Yemek, içmek, uyumak gibi bir şeydir. Yani temel bir ihtiyaçtır. Bu kadınlar asla okudukları kitaplar ile övünmezler. Bu kitaplardan bahsetmeyi sevmedikleri anlamına gelmez. Kitaplardan konuşmayı çok severler ama bu onlara göre zaten yaşamın bir parçası olduğu için onlarda çiğ durmaz

2655 defa izlendi

Bu posta henüz yorum yazılmadı.





Uzerine.com  ©2005 Uzerine.com
Ana Sayfa | Bize Ulaşın | Gizlilik Sözleşmesi | Kullanım Şartları | Üye Girişi