KİMYASAL KULLANIMI İLE İLGİLİ

#

Paz, 21 Eyl 2008 23:34:35

Kimyasal Ürünleri Üretiminde Kullanan Tüm Sektörler REACH'in Kapsamındadır

"REACH Tüzüğünün Türkiye Kimya Sanayisine Ekonomik Etkisinin Değerlendirilmesi Projesi"nin (ERCIT) tanıtım toplantısında konuşan Hisarcıklıoğlu, REACH tüzüğünün, AB'de üretilen ve AB pazarına ithal edilen kimyasal ürünler için kayıt, değerlendirme, izin, kısıtlama prosedürlerini yeni kurallara bağladığını belirtti.

"REACH Tüzüğünün Türkiye Kimya Sanayisine Ekonomik Etkisinin Değerlendirilmesi Projesi"nin (ERCIT) tanıtım toplantısında konuşan Hisarcıklıoğlu, REACH tüzüğünün, AB'de üretilen ve AB pazarına ithal edilen kimyasal ürünler için kayıt, değerlendirme, izin, kısıtlama prosedürlerini yeni kurallara bağladığını belirtti.

Hisarcıklıoğlu, AB ile olan dış ticaretin devam ettirilmesi ve AB müktesebatına uyum açısından önem taşıyan REACH düzenlemesinin etkilerinin kimya sektörü ile sınırlı olmadığına dikkat çekerek, "Kimyasal ürünleri üretiminde kullanan tüm sektörler REACH'in kapsamındadır. Bir başka deyişle tekstilden otomotive, ambalajdan demir-çelik sektörüne kadar herkes bu konuyla ilgilidir" dedi.

Sanayicilerin sorunu iyi anlayarak, olası etkilerine yönelik önlemleri alabilmeleri ihtiyacından ortaya çıkan ERCIT projesinin kimya sektörünün ihtiyaç duyduğu ekonomik etki analizinin yapılmasını öngördüğünü aktaran Hisarcıklıoğlu, "Projenin temel amacı, Türk kimya sektörünün REACH'e en uygun koşullarda uyumunu sağlamak için politika yapıcılara destek olmaktır" diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, REACH tüzüğünün farklı aşamalardan oluşan oldukça karmaşık bir sistem getirdiğine dikkat çekerek, bu karmaşık sisteme uyum faaliyetlerinin açıkça ortaya konması ve uyum stratejilerinin belirlenmesinin ancak bu proje gibi kapsamlı bir etki analizi çalışmasıyla mümkün olabileceğini, bu yöntemin Türkiye'de uygulanmasıyla, düzenlemelerin uzlaşmayla ve başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinin sağlanabileceğini kaydetti.

Bu sürecin kamuya önemli görevler yüklediğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, bunun da politika tasarım süreçlerinde koordinasyonun ve saydamlığın sağlanması ile elde edilebileceğini, REACH konusuyla ilgili tüm tarafların işbirliği içinde çalışması ve kurumların uygulamalarının tutarlı ve bütüncül bir yaklaşımın parçası olmasının sağlanması gerektiğini, aksi takdirde Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu yatırımların iş adamlarından beklenemeyeceğini anlattı.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni dönemde politika tasarım süreci ile ilgili bir diğer önemli nokta da özel sektörün ve sivil toplum örgütlerinin de sürece müdahil olmasını sağlayan müzakere mekanizmalarının geliştirilmesidir. Sivil toplumun bu süreçlerin parçası olması sorunun çok yönlü olarak incelenmesinde önemli faydalar sağlayacaktır. Eğer biz değişen ekonomik kurallar çerçevesinde dünya ile etkin bir şekilde rekabet etmek istiyorsak, kamu-sivil toplum diyaloğunu sloganlaştırmak yerine kurumsallaştırmak zorundayız."

REACH düzenlemelerinin kimya sektöründe ciddi bir dönüşüm gerçekleştireceğini belirten Hisarcıklıoğlu, her alanda dönüşümü sağlayacak politikaların hız kesmeden sürdürülebilmesi gerektiğini ifade etti.

Hisarcıklıoğlu, "Türkiye'nin dünya ekonomik düzenine uyum sağlaması için ihtiyaç duyduğu en önemli şey, ortak akıl yürütme kültürüdür. Hiç kuşku yok ki, stratejik düşünme yeteneğini geliştirmemiz, ekonomik dönüşümün maliyetlerini en aza indirecektir" diye konuştu.

TEPAV DİREKTÖRÜ GÜVEN SAK

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırmalar Vakfı (TEPAV) Direktörü Güven Sak da ERCIT projesini, sektörel politikalarla ilgili çalışmalarının başlangıcı olarak gördüklerini belirterek, 2007 yılı Ağustos ayında tasarlanan projenin 17 Haziran 2008'de başlatıldığını söyledi.

Sektörel politika çerçevesi geliştirmek için zamanlamanın da çok uygun olduğuna işaret eden Sak, şu anda REACH düzenlemeleri sektör için olumsuz görünse de, bunu fırsata dönüştürmenin mümkün olduğunu kaydetti.

İKV BAŞKANI HALUK KABAALİOĞLU

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Haluk Kabaalioğlu ise AB'nin Kore, Hindistan gibi ülkelerle ticaret anlaşmaları imzalamak için çalışmalar yürüttüğünü belirterek, AB'nin başka ülkelerle yaptığı ticaret anlaşmalarının, Türkiye'yi de içine alan Avrupa gümrük alanını kapsadığını ifade etti.

Kabaalioğlu, bu durumda Türkiye'nin de mutlaka masada yer alması ve hassas olduğu ürünler konusunda görüşlerini ortaya koyabilmesi gerektiğini söyledi.

Türk iş adamı ve sanayicilerinin Avrupa ülkelerine girişte karşılaştığı vize sorununa da değinen Kabaalioğlu, Türk iş adamlarının Avrupalı iş adamlarıyla eşit koşullarda rekabet edemediğini, bu soruna mutlaka bir çözüm bulunması gerektiğini kaydetti.

www.tobb.org.tr

2894 defa izlendi

Bu posta henüz yorum yazılmadı.





Uzerine.com  ©2005 Uzerine.com
Ana Sayfa | Bize Ulaşın | Gizlilik Sözleşmesi | Kullanım Şartları | Üye Girişi