KİMSEYE SÖYLENEMEYENLER

#

Cum, 04 Eyl 2009 10:56:23

KİMSEYE SÖYLEMEDİKLERİNİ ONA ANLATIYORLAR

MELİHA KARAYAY, Psikolog

Hattat Hastanesi psikologu Meliha Karayay, yüksek lisansın ardından, psikiyatri bölümünde klinik psikoloji alanında çalışmaya başlamış. Cinsel sağlık alanına yönelmesi ise biraz tesadüfi olmuş. "1994 yılında psikolog olarak çalışmaya başladım. Hastanede, cinsel sorunlarla ilgilenecek arkadaşım yeni evlenmişti ve eşi cinsel fonksiyon bölümünde çalışmasını istemedi. O bu alanı bırakınca, hocam bir gün benim elime dosyayı tutuşturdu ve 'Artık sen cinsel fonksiyon bozuklukları merkezi bölümüne geçeceksin dedi. Ben o güne kadar bu alanla pek ilgili değildim açıkçası. Hasta size cinsel sorununu ifade etmedikçe çok nadirdir hastaya cinsel hayatının sorulması... Ben de dolayısıyla uzaktım bu konulara. Başlangıçta ailemi düşündüm çünkü tutucu bir ailem vardı. Kardeşler arasında bile cinsellik bu kadar konuşulmazdı bizde, hep üstü kapalı geçilirdi. Bir yandan da 'Acaba bu alanda erkeklerin çalışması daha mı iyi?' diyerek, yapılan araştırmaları inceledim. Yurt dışında da oranın yüzde 50-50 olduğunu gördüm. Anladım ki, erkek terapistle kadın terapist arasında, cinsiyet farkı bu alanda önemli değil. Tam tersi şöyle bir durum söz konusu; bir erkek sertleşme güçlüğünü bir erkeğe daha zor ifade ediyor! Çünkü onu babası ya da bir erkek arkadaşı gibi görüyor ve başarısızlığını ona açıkça söylemeye çekiniyor. Bu işe ilk başladığımda, hastaların utandıklarını fark ettim. Eğer ben de utanırsam, sorun olacağını düşünerek onlarla açıkça ve net şekilde konuşmaya ve anlatmaya başladım.

Şu anda, benimle birlikte hastayı takip eden bir üroloji ekibi var. Bütün bunlar beni çok geliştirdi. Bu anlamda kendimi şanslı görüyorum, tek başına cinsel fonksiyon bozuklukları çalışan bir psikolog olsaydım, olayı tek boyuttan görecek, o boyuttan yürüyecektim. Şimdi olayları daha açık ve net görüyorum. Diğer türlü çalışan arkadaşlarım olayın sadece psikolojik yönünü görüyorlar. Ben şimdi hormonların da insanları nasıl etkilediğini biliyorum. Olayın fiziksel yönü de çok önemli!'

HİÇBİR ŞEY DIŞARIDAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİL

İş hayatı boyunca, şaşırdığı pek çok olayla karşılaştığını ve cinsel yaşamda hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını söylüyor Karayay: "Hiç ummadığım şalvarlı adamlar, simsiyah çarşaf içindeki eşlerini 'Ben zevk alıyorum ama eşim de orgazm olsun diye getirebiliyor. Aklınıza gelir mi böyle bir hastanın cinsel ilişkide eşini de düşüneceği. Önceden, 'Bu adam için bir kadın olsun, iki göğsü olsun yeter' diye düşündüğüm bir adamın, 'Kadınların şu özelliğinden dolayı ereksiyon olamıyorum, şundan dolayı erken boşalıyorum' dediğini duyduğumda şok olmuştum. Anladım ki, erkekler aslında çok zor, bizim düşündüğümüz gibi asla değiller. Kadının manikürüne, pedikürüne takıp, çok ufak detaylara takılıp, ciddi anlamda sorun yaşayan erkekler de var. Kadınlar ise en çok, orgazm olamama ve vajinismus sorunu ile geliyor."

MUTLU AİLE TABLOSU YANILTICI OLABİLİR

Meliha Karayay; işinin genel anlamda hayatını nasıl etkilediğini şöyle anlatıyor: "Ben ilişkileri eskisi gibi göremiyorum artık. Eskiden bütün olarak gördüğüm resme, şimdi öyle bakmıyorum. Evli, çocuklu bir çift gördüğümde, 'Aman ne güzel, ilişkiye de giriyorlar' ya da 'Ne kadar mutlular' diyemiyorum. Çünkü bana sekiz yaşında çocuğu ile gelen, hiç ilişkiye girmemiş bakire kadınlar da var. Bir çocuğu bile olsa, bu, onun eşiyle ilişkiye girdiğini ve mutlu bir cinsel yaşamı olduğunu göstermiyor. Dışarıdan göründüğü gibi değil. Kaliteli bir cinsel yaşama gelince... İki tarafın da kendisini rahatça ifade edebildiği, zorlanmanın olmadığı, özel, keyifli, çocuksu bir dili olan bir yaşam."

3341 defa izlendi

Bu posta henüz yorum yazılmadı.





Profilim

Blogum

Arşiv

Web Sitelerim

Foto Galerilerim

İETT
deniz
cinsel saglik

Uzerine.com  ©2005 Uzerine.com
Ana Sayfa | Bize Ulaşın | Gizlilik Sözleşmesi | Kullanım Şartları | Üye Girişi